Citoles (escitalopram) ile ilgili bir soru…

Bir okuyucumuzdan şöyle bir soru geldi,

Merhaba,

Citoles diye bir antidepresan kullanıyorum. Bu ilaç kullananlarda ense tarafında bi ağrı yapıyor mu ? Kullanmaya başlayalı 3 gün oldu.

Sorunuz için teşekkürler. Citoles etken maddesi escitalopram olan bir antidepresandır. Escitalopram’ın nadir görülen yan etkileri arasında belirttiğiniz ense ağrısı gibi kas ağrıları ya da kas krampları bulunmaktadır. Bu durum nadir görülen yan etkiler arasındadır ve kaynaklar doktorunuzla bu konuda hemen temasa geçmenizi önermektedir.

Size, vakit kaybetmeden size bu ilacı reçete eden doktorunuz ile temasa geçmenizi öneririz. Doktorunuz gerekli gördüğü takdirde ilacınızı değiştirebilir.

Geçmiş olsun dileklerimizle,

Daha geniş bilgi için drugs.com ve rxlist.com‘a göz atabilirsiniz.

Technorati Tags: , , , , ,

Epilepsi ilacı gabapentin alkol bağımlılığını tedavi edebilir…

Alkol problemi yaşayan insanlar genelikle uykuya dalmak için de alkol kullanır, ancak bu aslında onların kaliteli bir uyku uyumalarını engellemektedir. Alkolikler kronik uykusuzluk yaşamaya çok meyillidirler. Ancak doktorlar da alkolik hastalara uykusuzluk ilacı yazmaktan çekinirler çünkü bu tip ilaçlar bağımlılık oluşturma potansiyeline sahiptir ve alkolün hasar vermiş olabileceği karaciğerde metabolize edilmektedirler.

Michigan Üniversitesi’nde yapılan küçük bir pilot çalışma bu konuda bir çıkış yolu olabilme özelliğini taşıyor. Çalışma gabapentin adlı ilacın alkolü bırakma esnasında yaşanan uykusuzluk problemini azaltabileceği ve böylece alkolden uzak durmalarını sağlayabileceği hipotezi üzerine gerçekleştirilmiş. Gabapentin epilepsi ve kronik ağrı tedavisinde kullanılan bir ilaç. Bağımlılık oluşturmuyor ve karaciğerde metabolize edilmiyor.

Çalışma 21 kişilik küçük bir hasta grubunu içeriyor, uzun dönem gabapentin tedavisi ya da uzun dönemli takipte neler olabileceğine dair veri sağlamıyor olsa da çalışmaya katılan hastalardan, gabapentin alanların %30’u alkole tekrar başlarken plasebo %80’ninin alkole tekrar başlamış olması gabapentinin alkole tekrar başlamayı önleyici etkisinin olabileceğini göstermekte. Gabapentinin uykusuzluk üzerine ise anlamlı bir etki göstermediği bildiriliyor.

Bu verilerin gabapentinin alkol bağımlığı tedavisinde kullanılabilirliğine dair daha ayrıntılı ve kapsamlı çalışmaların planlanmasına yol açacağı kesin. Hatta araştırmacılar yeni çalışmalar planladıklarını belirtmişler bile.

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Technorati Tags: , , ,

Söylemekten bıkmıyoruz…Reçetesiz ilaçlar tehlikeli olabilir…

Yeni gelen bir haber vasıtasıyla önemli bir konuya değinmek istiyorum.

Viapro 375 mg adlı ilacın kapsüllerinin bir kısmında thio-methiosildenafil‘e rastlanmış. Bazı okuyucularımız isminden anlamıştır, bu madde erektil disfonksiyon tedavisinde seksüel performansı arttırmak için kullanılan sildenafil‘in bir benzeri. İlacın prospektüsünde içinde bu maddenin olduğuna dair bir bilgi yok. Sorun da burada. Çünkü thio-methiosildenafil hastaların kullandığı bazı ilaçlarla (mesela nitrat içerenlerle) etkileşebilir, mesela nitrogliserin ile etkileşimi kan basıncında tehlikeli olabilecek düşüşlere neden olabilir. Diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, kolesterolü yüksek hastalar ya da kalp hastaları nitrat içeren ilaçları yüksek oranda kullanmaktadırlar ve yukarıda belirttiğimiz üzere bu etkileşim açısından risk grubu oluşturmaktadırlar.

Sözkonusu Viapro 375 mg Türkiye’de satılan bir ilaç değil (ancak benzerleri mevcut), konuyu gündeme getirmemin nedeni reçetesiz ilaç kullanılmaması gerektiğinin altını bir kez daha çizmek istemem. Reçetesiz ilaç kullanmayın derken aslında sizi bu tür tehlikelere karşı da uyarmak istiyoruz. Kimin ürettiği belli olmayan, içinde ne olduğunu tam olarak bilmediğiniz ilaçlar sağlığınızı bozabileceği gibi, kullandığınız ilaçların da etkisini azaltabilir ya da yan etkilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Technorati Tags: , , ,

Yine çamaşır suyu, yine ölüm

Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde bugün yine üzücü bir zehirlenme haberi vardı. Aliağa’da 3 yaşındaki bir çocuk su sanarak içtiği çamaşır suyu sonrasında hayatını kaybetti (Haberin detayı için tıklayınız). Sorumlular yasal süreç sonunda açığa çıkacaktır. Bu konuda daha önce Dr.Yusuf Cem Kaplan’ın (admin) yazdığı yazıyı okumanızı tavsiye ederim (yazı).

Çamaşır suyu sodyum hipoklorit içeren alkali koroziv bir maddedir. Yemek borusu ve mide başta olmak üzere sindirim sisteminde yanıklar yapabilir. Bu yanıklar eğer ciddiyse perforasyona (organ duvarında delinme) neden olabilir. Yine ciddi hasarların iyileşmesine bağlı olarak organların lümenlerinde daralma meydana gelebilir. Bunlar da kişinin hayatını kaza sonrası etkileyecek bulgulara neden olabilir.

Ortaya çıkabilecek zarar alınan miktara ve çamaşır suyunun içindeki sodyum hipoklorit konsantrasyonuna bağlı. Tahmin edileceği üzere intihar maksatlı alımlar yanlışlıkla alımlardan çok daha tehlikeli komplikasyonlara yol açabiliyor.

Genellikle yanlışlıkla bir-iki yudum içilen çamaşır suyu ile çok ciddi yanıklar görülmemesine rağmen, bu özellikle çocuklarda ciddiye alınması gereken bir durum Bu tür kazalarda içen hastayı kesinlikle kusturmayın, kusturacak herhangi bir müdahalede bulunmayın. Kusturmak hastanın yemek borusunu zararlı maddeye tekrar maruz bırakır. Panik yapmadan, hastayı hemen acil servis hizmeti veren bir sağlık kuruluşuna ulaştırın.

Bu tür ev kazaları genellikle ihmalden meydana geliyor. Genellikle temizleme amacıyla bir bardağın içine ya da saklama amacıyla bir şişenin içine konulmuş olan çamaşır suyunu ev sakinlerinden birisi yanlışlıkla içiyor. Ortalıkta bırakılmış şişeler de küçük çocuklar için çok tehlikeli. Çocuklar bu şişelerden çamaşır suyunu içebildikleri gibi yüzlerine gözlerine de sıçratabiliyorlar. Sodyum hipoklorit gözlerde de hasar oluşturabiliyor.

Peki bu tür kazaları önlemek için ne yapmak lazım?

Bir kere çamaşır suyu kutularını ya da şişelerini mutlaka çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklamak lazım. Mümkünse kilitli, kolay açılamayacak bir dolapta.

Bu tür kimyasalları kesinlikle kola şişesine ya da başka bir şişeye koyup saklamayın. Orijinal markalı şişelerinde saklayın. Dışarıdan çamaşır suyu alıyorsanız o şişenin içinde çamaşır suyu bulunduğuna dair şişenin üstüne bir şeyler yapıştırın. Dışarıdan alınan çamaşır suyunun içindeki sodyum hipoklorit konsantrasyonu bilinmediği için, bunlar daha tehlikeli kabul ediliyor.

Küçük çocuğunuz varsa çamaşır suyunu kullandıktan sonra mutlaka sakladığınız yere kaldırın.

Mutfakta çamaşır suyu kullanıyorsanız, bardaklar ya da şişeler içinde bekletmeyin. Ev sakinlerinden biri dalgınlıkla bunu su zannedip içebilir.

Sadece çamaşır suyu değil, evde kullandığınız tüm diğer kimyasalları uygun bir şekilde saklayın.

 

Cem’ in söylediklerine ilave olarak benim katkımda şu olacak, açıkta satılan temizlik maddelerinden uzak durun. Çünkü bu deterjanların içeriğinin ne olduğundan ve ne yoğunlukta olduğundan emin olamıyoruz. Bu deterjanlardan yanlışlıkla alınan bir yudum bile ciddi sorunlar oluşturabilir.

Sağlıklı günler dileriz.

Technorati Tags: , ,

Geçici dövmeler ve allerjik reaksiyon…

Sabah gazetesinde okuduğum “Türkiye’de yaptırdığı kına dövme yara oldu” başlıklı haberden sonra konuyla ilgili 5 Mayıs 2007 tarihli “Geçici dövme çocuklarda güvenli mi?” başlıklı yazımızın tekrar okunmasının anne babalar için faydalı olacağını düşünerek buraya ekliyorum.

Malum yaz geliyor. Geçici dövmecilerin en popüler olduğu mevsimdir yaz. Önlerinde dövme şekillerinin bulunduğu kataloglarla onları yakında kendilerine has yerlerinde ve turistik beldelerde görmeye başlarız. Kalıcı dövmeye göre her bakımdan çok daha “hafif” olan geçici dövmeler özellikle gençler ve çocuklar arasında gayet popüler.

Ancak geçici dövme yaptırmanın da bir takım yan etkileri olabiliyor.

Genellikle “Bu geçici dövmelerin içinde ne var, neyle yapıyorsunuz?” sorusuna dövmecinin (ya da dövme sanatçısının) vereceği cevap “Hint Kınası” ya da “Kara Kına” dır. Ancak o boyanın içinde sadece hint kınası olmadığını da çoğu ya bilmez ya da diğer bileşenleri fazla önemsemez. Biz de yakın zaman kadar bilmiyorduk, yeni öğrendik. Boyanın içinde hint kınasından başka katkı maddeleri de var bunlardan en önemlisi de para-phemylenediamine (PPD). PPD geçici dövmelerin kullanımıyla ilgili allerjik reaksiyonlara en sık yol açan kimyasal madde.

PPD’ye allerjik reaksiyon verebilen kişilerde, özellikle çocuklarda geçici dövme, uygulandığı bölgede kontakt dermatite ve kontakt dermatit sonucu hipopigmentasyon (pigment kaybı) gelişimine yol açabiliyor.

Yani eğer çocuklarınızda allerji öyküsü varsa, onların geçici dövme yaptırma isteğine biraz daha temkinli yaklaşmanız gerekiyor.

Kaynak
Corrente S, Moschese V, Chianca M, Graziani S, Iannini R, La Rocca M, Chini L. Temporary henna tattoo is unsafe in atopic children. Acta Paediatr. 2007 Mar;96(3):469-71.

No Tags

Keneler….

Dün akşam itibarıyla 2008 yılı içinde 42 vatandaşımızı Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle kaybettik. Burada basında geçmeyen bir konuyu gündeme getirmek ve bir uyarı yapmak istiyorum.

Hayvancılıkta kene, bit, pire vb. tedavisi için Kenaz ® (içerik: amitraz) adı verilen bir ilaç kullanılıyor. Bazen, özellikle kırsal kesimde, bu ilaç insanların da cildine sürülerek kullanılıyor. Ancak amitraz, ciltten emilerek ciddi zehirlenme bulguları oluşturabilen bir tarım ilacı. Bilinç kapanması, koma, nöbet (sara-epilepsi nöbeti gibi kasılmalar), ciddi kalp yavaşlaması ve ciddi tansiyon düşüklüğü oluşabiliyor. Bu etkiler deriye sürülmesi ile de oluşabiliyor. Küçük çocuklarda bu etkileri daha fazla görmekteyiz. Bu yüzden insanlarda bu ilacın hiç bir şekilde kullanılmaması gerekiyor.

Diğer bir konu da keneleri vücuttan uzak tutmak için önerilen DEET (dietiltoluamid) içeren sinek kovucu solüsyonlar. Aslında bu madde de bir tarım ilacı ama amitraz kadar ciddi zehirlenme yapıcı etkisi yok. Ancak 2 yaş altı çocuklarda yüksek miktarlı kullanımla ciltten emilerek nöbet oluşturabilmektedir. Yani dikkatli kullanılması, mümkünse kullanılmaması …..

Son bir not, Kırım’da KKKA’nden son 48 yıldır ölüm olmamış (Detay için tıklayınız)

Farmafil diyor ki, keneden korunmak önemlidir ama doğru şekilde korunmak daha önemlidir.

Technorati Tags: , , , , , ,

Florokinolonlar, tendinit ve tendon rüptürü…

FDA florokinolon grubu antibiyotiklerin prospektüsüne yeni bir uyarı ekleyeceğini söyledi. Uyarıya göre bu antibiyotikler sistemik kullanımlarında tendinit ve tendon rüptürüne neden olabiliyor.

Tendinit ve tendon rüptürü riskinin 60 yaşının üstünde ve böbrek, kalp ve akciğer transplantasyonu geçirmiş hastalarda arttığı bildiriliyor. Steroid kullanımı da bu riski arttıran faktörler arasında.

Florokinolon kullanan hastaların tendonlarında bir ağrı, şişme ya da enflamasyon hissetikleri anda antibiyotiği keserek doktorlarına bu konudaki şikayetlerini iletmeleri ve antibiyotiğin florokinolon grubu olmayan bir antibiyotikle değiştirilmesi konusunda doktorları ile konuşmaları gerekiyor. Ayrıca bu şikayetler başladıktan sonra etkilenen bölgeyi fazla kullanmamaları ve egzersizden kaçınmaları da gerekmekte.

Technorati Tags: , , , , ,

FDA artrit ilaçlarının kanserle bağlantısını inceliyor…

Gelen haberlere göre FDA, Abbott, Schering-Plough ve diğer başka firmalar tarfından üretilen artrit ilaçlarının çocuklarda kansere neden olup olmadığı inceleniyor.

Abbott’un Humira’sı, Schering-Plough’un Remicade‘i, Amgen ve Wyeth’in Enbrel‘i şu anda mercek altında. Bu ilaçlar artritli çocuklarda inflamasyona neden olan kimyasalların sentezini engelliyor. Bu ilaçlar aynı zamanda Crohn hastalığında da kullanılıyor.

İlaçların şu andaki prospektüslerindeki uyarı bölümlerinde kanserle potansiyel bir ilişki olabileceği belirtiliyor. Ancak FDA özellikle genç hastalar için risk olup olmadığını inceleyeceğini söylüyor.

FDA üreticilerden ilaçları kullanırken kanser teşhisi konulan çocuk hastalar hakkındaki tüm bilgileri istemiş. Değerlendirmenin Kasım’da sonuçlanacağı belirtiliyor.

Technorati Tags: , , , ,

Çocukların evde yutabileceği şeyler. Acaba zehirli mi?

Evlerde çocukların kazara ağız yolu ile maruz kaldıkları bazı maddelerin aslında zehirleme özelliği yoktur ya da düşüktür. Bu tür maruz kalımlarda genellikle tedavi gerekmez. Ancak özellikle çocukların bu tür maddeleri ağızlarına almaları ya da yutmaları aileleri ciddi bir paniğe sevkeder. Bu yazıda hangi durumlarda çok panik yapmamalıyız onlara bakacağız.

Bu sıralayacağımız maddeler düşük ya da orta miktarda alındığında zehirleme özelliği olmayan maddeler. Ancak maddelerin tadına ya da başka özelliklerine bağlı olarak midede rahatsızlık hissi yapabilir. Ayrıca unutulmamalıdır ki bu maddeler, boyutlarına ve çocuğun yaşına bağlı olarak nefes borusuna kaçıp boğulmalara neden olabilir,

Evlerde sıkça bulunan ve zehirleme özelliği olmayan (non-toksik) maddelere şöyle bir göz gezdirecek olursak;

Alüminyum folyo
Silgi
Aspartam
Mum
Sigara Külü
Silika jel (Nem alıcı)
Pastel boya
Sulu boya
Gazete
Lipstick
Mürekkep (Anilin boyası içermeyen)
Talksız bebek pudrası
Kedi kumu
Parafin
Kurşun kalem (Kurşun içermeyen, grafit içeren)
Silgi
Kil
Toprak
Tebeşir
Maskara
Pas
Sakarin

Eğer çocuğunuz bu maddelerden herhangi birini yutarsa yapacağınız ilk şey paniklememek. Panikle çocuğa birşeyler içirmek ya da kusturmak daha kötü neticelere neden olabilir. Ayrıca eğer varsa, maddenin içeriği ile ilgili bilgi verici herhangi bir ambalaj, kutu vs. den maddenin diğer başka toksik maddeler içerip içermediğine bakabilir ve Ulusal Zehir Merkezi‘ni vakit geçirmeden arayarak bu maddeler konusunda bilgi ve yardım alabilirsiniz. Ulusal Zehir Merkezi çocuğunuzun yuttuğu ya da içtiği maddenin zehirli ya da zararlı olup olmadığı ve çocuğunuzu acil sağlık hizmeti veren herhangi bir sağlık kurumuna götürmeniz gerekip gerekmediği hakkında da size bilgi verecektir.

Ulusal Zehir Merkezi‘ne 114′ü tuşlayarak Türkiye’nin her yerinden ulaşabilirsiniz.

Technorati Tags: , , , ,

BMW X6…..

BMW, X serisinin son versiyonu X6′yı çıkarmış. Belki pek çoğunuz “Yeni mi haberin oldu?” diyeceksiniz. Aslında dün yanımdan geçerken fark etmeseydim hala daha haberim olmayacaktı.

BMW aracı “Dünyanın İlk Sportif Aktivite Coupé’si” sloganı ile sunuyor. Araçla ilgili olarak dikkatimi çeken “X6 xDrive 50i” modelinin 8 silindir, 4400 cc ve 405 bg gücünde olması. Tabi fiyatı da unutmamak gerekir: 298.846 YTL. Coupé olması nedeniyle arka koltuklar biraz dar. Ama görünüş itibariyle -ki beni yazmaya iten sebep de budur- çok güven veren sağlam bir araba. 4×4 boyutlarında bir Coupé!!!

Kısaca ilk defa bir araba hayallerimi süslemeye başladı :).

No Tags

Eurovision 2008 tahminlerini alalım…

Evde TRT-1′in çıkmama durumu var. TV’ye anten yerine çengelli iğne takınca bazı kanallar haliyle çıkmıyor. Neyse Allah’tan internet diye bir icad var, böylece iki yarı finali de takip edebildik.

Sahne tasarımını bu sene çok beğendim. Her ne kadar Mor ve Ötesi bunu çok efektif kullanamamış olsa da bazı şarkılarda şovun görselliğine çok büyük katkısı olduğu kanaatindeyim.

Gelelim tahminlere. Şimdi bu Eurovision’da yarı finalden gelen yarışmacılar 10 Kaplan gücünde olabiliyor bazen. 2006′da yarı finalden gelen Rusya 2., Bosna-Hersek 3.,olmuştu. 2007′nin birincisi Sırbistan da yine yarı finalden gelmişti. Bence bu sene de bu gelenek devam edecek..

Efenim, hanımla ortak görüşümüz Dima Bilan’ın 1. ya da 2. olacağı. Yarı finalde görüldüğü üzere Evgeni Plushenko çıkıp “vıjt vıjt” diye kayıverip bizi dumurlara sürükledi. Aslında tanıtım klibinde de oynamıştı kendisi sahneye çıkarmazlar herhalde diyorduk ama oldu. Tabii iş sadece Evgeni de değil, Dima Bilan’da şarkıyı iyi okudu (bakın şarkıyı okumak tabirini kullandım, pop-star jüriliği yakındır ona göre). Bizim için de örnek olsun seneye Hande Yener şarkı söylerken, İlhan Mansız kayabilir mesela. Ya da Tarkan söyler, Hakan Şükür top sektirebilir.

Rusya’nın rakibi olarak Ukrayna ve Sırbistan var. Bu üç ülkenin ilk 5′e girmesi çok yüksek bir ihtimal. Kalan ikiyi de İspanya, Bosna-Hersek, Yunanistan, Finlandiya zorlayabilir diyorum.

Türkiye ne yapabilir? Alt sıralarda olmayacağımızı düşünüyorum, ilk 5 sürpriz olur diyorum. Mor ve Ötesi güzel bir şarkı söyledi, performansları iyi idi, ama iş o kadarla sınırlı kaldı. Kendilerine buradan başarılar dileklerimi iletiyorum.

Son olarak ilk yarı finalde elenen Moldova’yı tebrik etmek istiyorum. “A Century of Love” mükemmel bir şarkıydı. Geta Burlacu müthiş söyledi. Şarkıyı playlistime ekliyorum.

Organizasyon finalinibenim gibi ciddiyetle ve mesele haline getirerek izleyecek seyirciler için bir oylama çizelgesi yapmış, çok da iyi edilmiş. Yarın inşallah TV başında bunu kullanacağız. Çizelgeye buradan ulaşabilirsiniz.

İyi bir final gecesi ve haftasonu dileklerimle,

No Tags

Bugün 19 Mayıs…

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun..

Technorati Tags:

Reçete edilen ilaçların bağımlılık oluşturma potansiyelleri ve yan etkileri: Heath Ledger vakası

heath ledgerYeni Batman filminin yeni Joker’ini merakla bekliyordum. Bundan 5-6 ay önce internetten gördüğüm Joker fotoğrafı bu yaz, şu ana kadar yapılmış en iyi Batman filmini izleyeceğimizin işaretlerini veriyordu. Ancak coşkum Heath Ledger’ın ölüm haberiyle yarım kaldı.

“The Dark Knight” ın jokeri Heath Ledger filmin çekimleri tamamladıktan kısa bir süre sonra, 22 Ocak 2008′de dairesinde bilinci kapalı olarak bulundu. Ledger, söylenenlere göre, ciddi uyku problemleri çekiyordu ve bunun için bazı ilaçlar kullanıyordu. Kaldığı daireye gelen acil servis çalışanları onu geri döndürmeyi başaramadı ve Ledger o gün öğleden sonra 29 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Ölümü hakkında medya tarafından bir çok spekülasyon yapıldı. İki hafta sonra yapılan açıklamada Heath Ledger’ın kanında yapılan toksikolojik analizde oxycodone, hydrocodone, diazepam, temazepam, alprazolam ve doxylamine maddelerine rastlandığı, yapılan otopsi ve laboratuvar tetkiklerinin sonucunda bu ilaçların suistimal edilmesi sonucu ani bir zehirlenmeye bağlı olarak yaşamını yitirdiği söylendi.

Oxycodone ve hydrocodone opioid analjezik grubunda yer alan ilaçlardır. Genellikle non-steroidlerle kesilemeyen şiddetli ağrı tedavilerinde kullanılırlar. Diazepam, temazepam ve alprazolam ise benzodiazepin grubu ilaçlardır. Diazepam anksiyete semptomlarını tedavi etmekte kullanılır ve alprazolam daha çok anksiyete ve panik atak tedavisinde tercih edilir, temazepam kısa süreli uyku bozuklukları için reçete edilmektedir. Doxylamine bir antihistaminiktir, çok ciddi olmayan uyku bozukluklarında kullanılmaktadır. Bu 3 ayrı farmakolojik gruba ait 6 ilacın ortak etkisi merkezi sinir sistemini deprese etmesidir. Birlikte alındıkları dozaşımlarında ve zehirlenmelerde merkezi sinir sistemi üzerinde birbirlerinin etkilerini arttırmaları sonucu bilinç kaybı, solunum depresyonu ve ölüm gerçekleşebilmektedir.

Ledger vakasında olay muhtemelen bir kullanım hatası ya da suistimal. Bu ilaçların hepsinin ona reçete edilmiş olması ve aynı anda kullanması gerektiğinin söylenmiş olması düşük bir olasılık. Muhtemelen Ledger uyku problemlerini aşmak için çok çeşitli ilacı aynı anda ve yüksek dozlarda kullanmaya başladı, bu ilaçlardan bazılarına tolerans ya da bağımlılık geliştirmiş olması da olasılıklar arasında.

Gelecek vaadeden bu başarılı aktörün trajik öyküsünden çıkarılacak dersler var.

1.Kesinlikle kendi kafanıza göre ya da arkadaş tavsiyesiyle ilaç kullanmayın.

2.Sadece doktorunuz tarafından reçetelenen ilaçları kullanın. Etki görmediğiniz takdirde tedavinize ilaç eklemeyin, ilacı kesmeyin, dozu arttırma ya da azaltma yoluna gitmeyin.

3.İlaçla ilgili her türlü şikayetiniz ya da sıkıntınızda size o ilacı yazan doktorunuzla bağlantı kurun.

Kullandığınız ilaçlarla ilgili kafanızda herhangi bir soru oluştuğunda iletişim formunu kullanarak bizimle de bağlantıya geçebilirsiniz.

Sağlıklı ve mutlu bir hafta dileğiyle,

No Tags

Gebelik ve Faverin….

Bir okuyucumuzdan şöyle bir soru geldi.

Merhabalar,
38 yaşındayım, takriben bir yıldır Faverin kullanıyorum. Gebe kalmam mümkün mü? Eğer mümkünse, Faverin hangi ilaç grubuna dahil edilmeli?Cevabınız için şimdiden teşekkürler.

Faverin® adlı ilacın içeriği “fluvoksamin”dir. SSRI grubundan bir antidepresandır. FDA gebelik risk gruplarından “C” ye girmektedir. Bu ilacın gebelik sırasında kullanımı ile ilgili bilgiler oldukça çelişkilidir. Ancak gebeliğin erken dönemlerinde kullanımı ile doğumsal anomali riskinde bir artış olmadığı çok sayıdaki yayında belirtilmektedir. Bununla birlikte bazı yayınlarda da gebeliğin farklı zamanlarında fluvoksamin kullanımı ile, her bir yayında farklı olmak üzere, birbirinden farklı anomalilerin (kafa kemiklerinde erken kemikleşme/sertleşme, karın duvarında yarıklık, kalp anomalileri gibi) görüldüğü söylenmiştir.

İleri gebelikte özellikle son 3 aylık dönemde kullanımının bebeğin doğum sonrası yoğun bakım ihtiyacında artmaya neden olduğu da bildirilmiştir.

Bizim okuyucumuza önerimiz bu ilacı gebeliğinde kullanmaya devam edip etmeme kararını mutlaka doktoruna danışarak almasıdır. Doktoru bu kararı yarar-zarar oranını değerlendirerek hastayla birlikte alacaktır.

Konuyla ilgili diğer yazılarımızı Gebelikte İlaç Kullanımı kategorimizin altından inceleyebilirsiniz.

Sağlıklı ve mutlu günler.

No Tags

Sağlık Bakanlığı Aspirin Plus C’nin bazı serilerini toplatıyor…

Az önce Milliyet’te gördüm. Sağlık Bakanlığı Aspirin Plus C Efervesan tabletin 67645 ve 67646 numaralı serilerini toplatma kararı almış. Karara gerekçe olarak ilacın yapılan inceleme ve analizler sonucunda uygun bulunmaması gösterilmiş. Ancak hangi açıdan uygun bulunmadığı konusunda bir Sağlık Bakanlığı ve İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü sitesinde herhangi bir bilgi yok.

Hep FDA’mı toplatacak kardeşim. Biraz da bizim bakanlık toplatsın. :)

Technorati Tags: , , , ,


İlaç seven fil, Farmafil.